1 Şubat 2013 Cuma

Amerika Seyahati - 4 (New York)


Newyorktaki üçüncü günümüzü bu sefer hava durumuna bakarak gezmeye ayırdık :) İlk durağımız Empire State Binası'ydı. Yine atladık metroya Forest Hills'den Herald Square'e geçtik. Sonrasında Empire State için yürümeye başladık ve bir de ne görelim kocamaaan bir kuyruk. Hayır, olamaz derken acı gerçekle karşılaştık. Bu kuyruk Empire State'e çıkmak isteyenlerin kuyruğuydu. El mahkum girdik kuyruğa. Ben birazcık panikledim, eyvah akşama kadar bu kuyruk erimez diye. Bu arada yanımıza 25 dolar karşılığında daha hızlı geçeceğimizi iddia eden karaborsacılar yanaştı. İki adım sonra fiyat 23e sonra da 20ye düştü :) Tabi biz baktık dışardaki sıra hızlı gidiyor, 10-15dkda binanın içine girdik, karaborsacılara gerek yok diye düşünürken bir de baktık bir kuyruk daha, güvenlik kontrolü kuyruğu, ama artık iş işten geçmişti, macbur beklemeye başladık :) Güvenlik kontrolü kuyruğunu da atlattık, bu sefer asansör kuyruğu başladı :) Yine de karaborsacıların 4 saatten aşağı çıkamazsınız demesine rağmen 1,5 saati bulmadan çıkabildik :) 

Empire State kuyruğu

Empire State binasında 86. kata çıkıyorsunuz ve dışarıda yuvarlak bir teras var, yani 360 derece geziyorsunuz ve dışarı çıktığınız anda muazzam bir New York manzarasıyla karşılaşıyorsunuz. Ne tarafını fotoğraflasam, burayı çekeyim, burda da fotoğrafımız olsun, aaa orda fotoğraf çekinmemişiz diye diye kaç kere terası tavaf ettik bilmiyorum lakin hava çoook soğuktu, New York zaten soğuktu, bir de 86. katta rüzgar eklenince soğuk katmerlendi.

Empire State'ten New York

Ama Allah'tan güneş vardı da fotoğraflarımız düzgün çıktı. Gerçi o kadar kalabalık ki, fotoğraf makinesini mecburen otomotik modda kullanmak zorunda kaldık, fotoğrafçılık kursunda edindiğimiz bilgileri uygulayamadık maalesef :) 


Kısacası Empire State New York'a gideceklerin muhakkak uğramaları gereken bir yer, pişman olmayacaksınız ;) Hele bir de daha az kalabalık olduğu bir zamanı yakalarsanız değmeyin keyfinize :) Ayrıca daha üst kata çıkabileceğiniz bir opsiyon daha varmış, bir daha ki gidişimizde bu üst kata çıkmaya karar verdik. 




Biz Empire State'e gündüz, Top Of The Rock'a ise gece çıkmaya karar vermiştik, böylece New York'u hem gündüz, hem de gece görebilecektik. Top Of The Rock'ı gece seçmemizin nedeni ise Empire State'in gece ışıklandırılması ve Top Of The Rock'tan çok güzel görünmesiydi. 




Empire State'ten sonra sırada Central Park vardı. Central Park Manhattan'ın orta yerinde kocaman bir park. İstanbul'un göbeğinde bu kadar büyük bir yeşil alan, park olduğunu hayal bile edemiyoruz maalesef. Varolan ormanlarımızı korusak ona da razıyım gerçi. Her neyse Central Park gerçekten çok büyük ve biz her tarafını tabi ki yürüyerek dolaşamadık. Ağaçlar kurumuş, etrafta da biraz kar vardı, bu haliyle de güzeldi ama asıl baharda görmek lazım sanırım. 

Central Park



Centrak Parkta bir sincap :)

Ağaçlar yeşilken, etraf cıvıl cıvılken kahvaltı için sandviçlerimizi alıp pikniğe gelme planları yaparak buradan da ayrıldık :) 



Central Park'tan ayrılırken insanların dekoratif olarak yapılmış kayaların üstüne toplandığını aşağıyı izlediklerini gördük. Merak ederek biz de çıktık bir de ne görelim, buz pistinde insanlar kayıyorlar. Çok komik bir görüntüydü aslında bir sürü insan sanki tavaf ediyor gibiydi :) 


Central Park'tan sonra yine sokaklarda geze geze Top of The Rock'a doğru yürüdük. Daha sakin olmasını umut ediyorduk. İçeri girdik taa taaa yine bir kuyruk, gerçi bu kuyruk uzun değildi ancak şöyle bir şeyle karşılaştık, kuyrukta beklememizin nedeni çıkabileceğimiz zamanı belirten biletleri almakmış :) Yaklaşık 3 saat sonrası için bilet verdiler. Açıkçası bunu bilseydik önceden gider biletlerimizi alırdık. Yani Top of The Rock'a çıkacaklar için tavsiyem önceden gidip biletlerini almaları ve günlerini ona göre planlamaları. Aslında bu sistem çok daha iyi, herkesin çıkış saati belli olduğu için kuyruk olmuyor, size verilen saatte gidip rahatça çıkıyorsunuz. Zaten amaç da kuyruk oluşmasını engellemek. 


Ne yapalım ne edelim derken havanın karardığını ve acıktığımızı farkedince ve bir önceki gün gitmiş olduğumuz Türk restaurantına yakın olunca bu akşam da midelerimiz bayram etsin diyerek yine gittik Aba İstanbul'a :) Yemeklerimizi yedikten sonra yürüyerek Top Of The Rock'a döndük, biraz daha vaktimiz olduğundan Rockefeller Center'ı birazcık gezdik. Ve sonunda vakit geldi, asansöre binerek bu sefer de 67. kata çıktık :) 

Top Of The Rock'tan NY geceleri


Şimdi de karşımızda New York'un muazzam gece manzarası vardı. Işıklı Empire State ise gerçekten çok hoş görünüyordu. Tabi hava daha da soğuduğundan buz tuta tuta fotoğraf çekmeye çalıştık :)



Malesef yanımızda tripot olmadığından gece çekimi yaparken zorlandık biraz. Aslında harika fotoğraflar çekebilirdik, hava bu kadar soğuk olmasa ve yanımızda tripot olsaydı :( Her neyse yine de bir kaç güzel poz yakalamayı başardık. 





Saat epey ilerlediğinden ve 3. günümüzü de deli gibi gezerek, yürüyerek geçirdiğimizden yorgunluktan bitap bir şekilde atladık metroya ve evin yolunu tuttuk :) 

New York'taki son günümüze sadece şöyle bir gördüğümüz ve tekrar gelmek üzere not ettiğimiz Times Square ve Grand Central Station ile başladık. İlk durağımız Times Square'di. Günlerden 31 Aralık olunca Times Square sabah saatlerinden itibaren hareketliydi. Saat daha öğlen 12 bile olmamıştı ki insanlar geceyi beklemeye başlamışlardı ve inanılmaz bir kalabalık vardı. 

Times Square

Televizyon kanalları platformlar kuruyor, konserler için sahne kuruluyordu. Cıvıl cıvıldı yani. İnsanlar soğuğa aldırmadan meydanı doldurmuşlardı. Ve Times Square'e çıkan sokaklar trafiğe kapatılmıştı. Burada bol bol eğlenceli fotoğraflar çektik :) Eşimin bir arkadaşının çocukları için oyuncak siparişi aldığımızdan Times Square'deki Disney mağazasına girdik, oyuncakları görünce birden çocuk olasım geldi :) Çok sevimli şeyler vardı. Oyuncak alışverişinden sonra fotoğraflamak üzere not aldığımız Grand Central Station'a gittik. Burada da bir sürü fotoğraflar çektikten sonra bavul almamız gerektiğini hatırladık :) 



Grand Central Station

Biz saf gibi kocaman tek bir bavulla ve küçük bir çantayla gittik, e alışveriş, eş dost siparişleri derken bavul yetmez oldu. Aslında evde bir sürü bavul olmasına rağmen mecburen bavul almak zorunda kaldık, yani iki tane büyük bavulu yarı doldurup gitseydik daha mantıklıydı ama iş işten geçmişti :) Bavul için Macy's'e girdik, şansımıza indirimler vardı, aslında bavul ihtiyacı olanlar için Amerika'dan bavul almak çok mantıklı çünkü iyi markaların Türkiye'de 700-800TL'ye sattıkları bavulları bir de bizim gibi indirimde yakalarsanız 100-150 dolar arasında almanız mümkün. Neyse kaliteli bir bavul almış olduk neticede ;) 

Son olarak elektronik siparişlerini almak için Union Square'deki Best Buy'a uğradık. Bu işi de hallettikten sonra bir baktık akşam olmuş. 

5. caddedeki meşhur cam Apple Store

Tabi ben daha eve gidicez, bavul hazırlıycaz, hava alanına gidicez filan diye düşünerek stres yaptığım için eve dönelim dedim eşime. Eşim her ne kadar 5.Cadde'deki Tommy mağazasına bir kere daha uğrayalım dese de ben ya yetişemezsek korkusuyla olmaz dedim ve atladık metroya eve döndük. Aslında Tommy'e uğrayacak kadar vaktimiz varmış, pişman oldum keşke uğrasaydık diye ama ne yapalım bir daha ki sefere artık. 


Dönüşümüz yine JFK havalimanındandı. Forest Hills'den metroya binerek Jamaica istasyonunda indik. Buradan air train'e binmeyi kararlaştırmıştık ancak metrodaki görevli bayan 20 dolara havalimanına taksiyle gidebilirsiniz deyince elimizde bavullarla uğraşmak istemediğimizden atladık taksiye. New York'un farklı bir yüzünü gördüm burada. Çok bakımsız, köhne yerlerden geçtik, sanki tarlabaşı filan gibi. Neyse biraz erken de olsa hava limanına ulaştık, free shopta takıldıktan sonra ve işte geri dönüş vakti geldi. Uçağa biner binmez ikimiz de uyumaya başladık sadece yemek yemek için gözlerimizi açtık o kadar :) Çünkü bu seyahatimizde her sabah 8'de uyanıp hemen evden çıkıp gece 11 12 gibi eve dönüyorduk. Çok yorucu olmasına rağmen çok keyifli bir Amerika seyahati geçirdik. Downtown'dan Uptown'a Manhattan'daki bir çok caddeyi, meydanları dolaştık, görülmesi gereken önemli yerleri gördük, birazcık alışveriş yaptık (ama birazcık hiç yetmedi yani :)) ve edindiğimiz tecrübelerle bir sonraki seyahat planını çıkarmaya başladık :) 

Esasında elimde çok fotoğraf var ancak içinde kendimizin olmadığı fotoğraflar azınlıktaymış sonradan fotoğraflara bakınca anladım maalesef. Ya bir de o kadar soğuktu ki fotoğraf çekmek de zor oldu açıkçası, evet aralık sonu christmas olduğundan özellikle New York çok hareketliydi, cıvıl cıvıldı ancak gerçekten seyahat için soğuk bir zaman, bir sonraki seyahatimizi daha ılık bir zamanda gerçekleştirmemiz gerektiğini anladık. 

2 yorum:

  1. blogunu yeni keşfettim, takibe aldım senide bana beklerım ;)
    http://benlimoda.blogspot.com/

    YanıtlaSil