1 Mart 2013 Cuma

Django Unchained



Belki biraz geç oldu ama merak ettiğim Django Unchained'i dün izleme fırsatı buldum sonunda. Film kaçıncı haftasında bilmiyorum ama gösterimden kalkması yakın sanırım, çünkü çok az salonda gösterimde şu an. Aslında sabredip filmlere 3. veya 4. hafta veya daha sonra gitmek çok mantıklı, sinema salonunda yalnız başınıza veya birkaç kişiyle en güzel yerden rahat rahat izleyebiliyorsunuz ;) 

Her neyse gelelim filme. Film 1850lerde ,Amerikan İç Savaşından önce Texas, Missisipi gibi güney eyaletlerinde geçiyor. Bu dönemde Amerika'nın güneyinde büyük çiftlikler var ve tarıma dayalı bir ekonomi mevcut. Tarım arazilerinde ise Afrika'dan kaçırılıp getirilen siyahi köleler çalıştırılıyor.

Kahramanımız Django da bu çiftliklerden birinde çalışan bir köle. Karısıyla beraber kaçmaya çalışırken yakalanan ve sayısız kırbaçla cezalandırılan, gözlerinin önünde karısı kırbaçlanıp, yüzü dağlanan, en sonunda da kendisi başka bir çiftliğe, karısı başka bir çiftliğe satılan bir köle. Kahramanımız Django, dişçi bir Alman tarafından (Dr. Schultz) satın alınıp özgürlüğüne kavuşuyor ve hikayemiz burada başlıyor. Hani western filmlerinde ölü ya da diri aranıyor ilanları olur, başına para ödülü konulan kanun kaçakları olur hani, hah işte Dr. Schultz bu adamları yakalayıp öldürerek para kazanan bir ödül avcısıdır. Django'yu kurtarma sebebi de Django'nun eskiden çalıştığı çiftlik sahiplerinin kanun kaçağı olarak aranması ve Django'nun onları tanıyor olmasıdır. Dr. Schultz Django'yla bir anlaşma yapar. Anlaşmaya göre kış boyunca beraber çalışıp ödül avcılığı yapacaklar, kış sonunda ise Django'nun karısı Broomhilda'yı satıldığı çiftlikten kurtaracaklardır. Dr. Schultz kısa sürede Django'daki yeteneği görür, Django usta bir silahşör olmuştur. Kış biter, Dr. Schultz ve Django dağlardan inerler ve sevgili Broomhilda'yı kurtarmak için satıldığı Candie çiftliğine giderler. Candie zencileri acımasızca dövüştüren aşağılık bir adamdır. Broomhilda'yı kurtarmak hiç kolay olmayacaktır.


Film köleliğe, siyahilerin insan yerine konulmamasına, alınıp satılan bir eşya gibi kullanılmalarına çok güçlü bir vurgu yapıyor. Öyle ki Dr. Schultz'la beraber kasabaya at üstünde giren Django herkesin şaşkınlığına yol açıyor. Çünkü o dönemde bir siyahinin at üstünde olması mümkün değil. Ayaklarında prangalarla birbirlerine zincirlenmiş deyim yerindeyse tezgaha çıkmış satılmak için bekleyen siyahi köleler, at üstündeki sahiplerinin arkasında birbirlerine zincirlenerek yürütülen satın alınmış köleler, yumurta kırdığı için sırtı kırbaçlanan köleler...Siyahilerin yaşama amacı beyazların her türlü işini görmek ve onları eğlendirmek. Horoz dövüşü, köpek dövüşü gibi zenci dövüşü kavramının çıkarılması, eğlence ve para için siyahilerin birbirleriyle vahşice, öldüresiye dövüştürülmesi, artık dövüşemeyen, yani sahibinin işinin bittiği siyahinin köpeklerce parçalanarak öldürülmesi  beni en çok etkileyen sahnelerdendi.


Candie'nin köleliği tanımlarken beyazların beyninde zeka ve yaratıcılık için var olan bölümlerin siyahilerde hizmet etmek için var olduğunu anlatması siyahilere bakış açısını göstermesi ve siyahilere kölelik fikrinin nasıl aşılandığı, kabul ettirildiğini açıklaması açısından önemliydi. Candie çiftliğindeki yaşlı siyahi uşağın beyazdan çok beyazcı olması da nefret edilesi bir karakter çıkarmış ortaya.

Filmi izledikten sonra köleliği kaldırdığı için Abraham Lincoln'e rahmet okudum desem yeridir :) Gerçi ben her ne kadar bir siyahi başkan olduysa da köleliğin tam anlamıyla Amerika kıtasından silindiğine inanmıyorum. Boyut değiştirmiş hali hala devam ediyor. Amerika'da bütün alt kademe ve pis işlerde Afro Amerikanlar, Indıan Amerikanlar, göçmen Pakistanlı, Afganistanlı vs. ler var. İlk etapta Amerika bunlardan oluşuyor sanmıştım. Beyazları bu tarz işlerde çok az görüyorsunuz, onlar genelde at üstünde :) Tekrar filme dönecek olursak müzikleri çok başarılı bulduğumu belirtmek isterim ancak şiddet içerikli ve kanlı sahnelerin bol olduğunu da hatırlatmak lazım. Sanırım Tarantino tarzı bu. Açıkçası ben Quentin Tarantionu'yu pek takip eden biri değildim ama bu filmi izledikten sonra geç kaldığımı farkettim. Tarantino filmlerini izlemek için sıralamaya başladım bile. 

2 yorum: