4 Nisan 2013 Perşembe

Evlilikte Amaç Ne Olmalı?


Bahar kapımızı çaldı sonunda. Havalar yavaş yavaş ısınmaya, güneş yüzünü göstermeye başladı. Baharın gelişi ve havaların ısınmasıya malumunuz evlilik telaşesinde olanların koşuşturmacası da başladı. Yani düğün sezonu açıldı. Son yıllarda düğün hazırlıkları ve ev kurmayla ilgili aklınıza gelen herşey için alternatifler çok arttı. Özellikle sosyal medyanın bu kadar çok hayatımıza girmesi, bir çok şeyi görmemize, farklı fikirler edinmemize imkan sağlıyor. Twitter, facebook derken pinterest ve instagramın da hayatımıza girmesiyle artık hepimiz sahip olduğumuz veya olmak istediğimiz güzellikleri, gördüğümüz güzel yerleri, güzel aktiviteleri, kısacası her şeyi paylaşır olduk. Yani ulaşabilelim ya da ulaşamayalım birçok şey artık görünür oldu bizim için. Tabi bu durum sadece sosyal medyada geçerli değil. Televizyon dizilerinde de harika düğünlere, mükemmel evlere, lüks arabalara, şaşalı yaşantılara maruz kalıyoruz sürekli. Eh göz görünce gönül istiyor gibi bir durum da oluyor haliyle. Özellikle bayanlar olarak giyim, aksesuar, ev eşyası, düğün, nişan organizasyonları vs. gibi şeylere çok ilgiliyiz. İlgili olmamız da gayet normal. Ama son zamanlarda bunlara haddinden fazla anlam yüklemeye başladık gibi geliyor. Bunun bir sebebinin de bahsettiğim gibi herşeyin fazlasıyla görünür olması olduğunu düşünüyorum.



Beni bu yazıyı yazmaya iten bir tanıdığımızın nişanlısı ve annesi tarafından evlilik sürecinde aşırı, uç isteklere maruz bırakılması, olayın çirkinleşmesi ve sonunda ayrılıkla sonuçlanması oldu. Malesef bazı anneler ve kızlarının evlilik sürecinde içine şeytan kaçması gibi bir durum olabiliyor. Herkes elbette herşeyin en güzeline sahip olmak ister ancak evliliğin amacı "aman ne güzel bir nişan yaptılar", "ne kadar şaşalı bir düğünleri oldu", "çeyizi ne kadar harikaydı", "altını ne kadar çoktu" değil. Beğenilmek, takdir edilmek insan fıtratında olan bir duygu, evet. Ama bunu abartmamak lazım. Sırf gösteriş olsun diye, elalem ne der diye, insanlar konuşsun diye daha fazlasını istemek, karşındaki insanı zora sokmak, ilişkileri zedelemek çok yanlış. Belki biraz ağır bir ifade ama tam anlamıyla görgüsüzlük. Başkalarının görmesi en fazla birkaç saat ama kurulan ailede eş ve akrabalarla ömür boyu bir arada yaşanılacak. 



Annemin evlilik sürecim boyunca kullandığı bir cümle vardı "Her anne, baba evladı için elinden gelenin en iyisini yapar" Bu mantıkla ailem karşı tarafı hiç sorgulamadı. Aslında evlenecek çiftlerin bu işleri kendi kendilerine halletmeleri, araya aileleri fazla karıştırmamaları, bu süreci birbirlerine anlayış gösterek sıkıntılarla değil, keyifle atlatmaları gerektiğini düşünüyorum. Hem din hem de devlet evlilik olayını son derece kolaylaştırmış zaten. Kendimize gereksiz adetler, prosedürler uygulayan biziz. İmkanlar el verdiği ölçüde herkes istediği adetleri uygulasın tabi ki ancak maddi hevesler ve gösteriş uğruna kutsal bir yanı olan yuva kurma olayını işkenceye çevirmemek gerek. Evliliğin amacının mutlu bir yuva kurmak, her zaman başını yaslayabileceğin bir omuz bulmak ve sağlam nesiller yetiştirmek olduğunu unutmayalım.

Sevgiyle...

1 yorum: