24 Aralık 2013 Salı

Los Angeles-Hollywood, Beverly Hills, Santa Monica

Los Angeles'ta ikinci günümüzü Los Angeles denilince akla ilk gelen Hollywood'a ayırdık. Öncelikle Hollywood tabelasının bulunduğu Hollywood tepesini en güzel gören noktayı internetten bularak bu noktaya çıktık ve her turist gibi Hollywood tabelasının önünde fotoğraf çektirdik. Şimdi yazınca komik geliyor ama oraya gidince buraya kadar geldim, bütün turistler gidiyor ben de gideyim diyorsun :)


Tepeden aşağı indikten sonra rotamızı Hollywood'a çevirdik. Meşhur yıldızlar kaldırımında (walk of fame) yıldızların isimlerine baka baka yürüdük. Yıldızların el izlerinin imzalarının vs. olduğu yere baktık. Hollywood tam bir hayal kırıklığı oldu benim için. Bir cadde, cadde üzerinde büyük bir kaldırım, üzerinde yıldızların isimleri yazıyor. Hepsi bu :) Ayrıca öyle lüks,elit bir yer de değil, varoş gibi bir yer. Zaten geceleri filan pek tekin olmuyormuş. Hollywood'daki en güzel aktivite Madame Tussouds müzesine gitmek oldu. Ünlülerin balmumu heykellerinin olduğu müze. Hollywood yıldızları, yönetmenler, şovmenler ve başkan Obama ile fotoğraf çektirdikten sonra Madame Tussouds'tan ayrıldık.






Madame Tussouds

Madame Tussouds

Tabi Los Angeles'a kadar gelmişken Beverly Hills'e uğramadan olmazdı. Beverly Hills'e doğru yola koyulduk. Muazzam evleri ve kocaman palmiyeli caddeleri gezdik. Korkumdan evlerin fotoğraflarını çekemedim, çünkü okuduğum kadarıyla yanlışlıkla bir ünlünün evini filan çekerseniz korumaları yanınızda belirip makineyi isteyebiliyormuş :) Risk almak istemediğim için fotoğraf girişiminde bulunmadım :) Ama yani çocukluğumuzda izlediğimiz meşhur çizgi filmdeki havuzlu otomobili ve kaykay yapan çocukları da göremedim :) 


Beverly Hills'ten sonra Rodeo Drive'a doğru yola koyulduk. Los Angeles'ta beğendiğim iki yer var, birincisi Beverly Hills ve ikincisi Rodeo Drive :) Rodeo Drive dünyaca ünlü markaların mağazalarının bulunduğu geniş, güzel bir cadde. Biz bayanlar için gezmesi bile son derece keyifli :)

Rodeo Drive





Tamam Los Angeles çok dağınık filan ama bir şehir merkezi yok mu dedik, downtown denilen şehir merkezine gittik.Bir hayal kırıklığı da burada yaşadım. Saat akşama doğru olduğundan mıdır nedir terkedilmiş gibiydi şehir merkezi, birkaç gökdelen ve plazanın haricinde varoş sokaklar böyle bir acayip geldi bana, tekinsiz, güvensiz gibi. Nerede New York Manhattan, nerede Los Angeles downtown :(

Bu kadar çok filme ve şarkıya konu olan, melekler şehri denilen Los Angeles tam anlamıyla bir hayal kırıklığıydı benim için. Koca bir getto. Beverly Hills ve sahil kesimi dışında Los Angeles'ın hiçbir numarası yok. Hele de Hollywood tamamen bir pazarlama ürünü. Bomboş bir yer.




Batı Amerika tatilimizin son gününde ne yapsak diye düşünürken gidemediğimiz tek yer olan Six Flags'i düşündük. Ancak uçağa yetişmemiz gerektiğinden kısıtlı vaktimiz vardı ve malesef Six Flags seçeneğini elemek zorunda kaldık :( Açıkçası buna üzüldüm, çünkü Los Angeles'ta Universal Studios'tan başka yapılabilecek en iyi şey Six Flags'te eğlenmek olacaktı. Amerika'nın başka yerlerinde de var nasılsa, başka bir tatilde gideriz diyerek kendimizi avuttuk ve sahile doğru gitmeye karar verdik. Son durağımız Santa Monica oldu. Sahile arabayı park edip, bisiklet kiraladık ve kumsalda bisiklet sürdük, daha doğrusu tandem. Keyifli bir aktivite oldu. Santa Monica'dan sonra birkaç siparişi hallettikten sonra geri dönüş yolculuğu için Los Angeles Havalimanı'nın yolunu tuttuk.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder