19 Aralık 2013 Perşembe

San Fransisco

Las Vegas'ta geçirdiğimiz 3 günün ardından 4. gün sabah erkenden San Fransisco'ya gitmek üzere yola çıktık. Sevgili eşim bir arkadaşından 5-6 saatte gidersiniz diye duyduğundan hiç araştırma yapmamış ancak bir de baktık ki Vegas'tan San Fransisco'ya yol 9 saat sürüyormuş :S Sabah erkenden düştük yollara. Akşam hava karardıktan sonra San Fransisco'ya ancak varabildik. Vegas'ta hava sıcaklığı 40 derecelerdeydi. San Fransisco'ya gidince şok olduk diyebilirim. Çünkü hava sıcaklığı 14-15 derecelere düştü. İnsanlar kazaklı, montlu, biz iki turist incecik kıyafetlerle :) Allah'tan alışveriş yaparken sweatshirt almıştık, yoksa hasta olmamız kaçınılmaz olacaktı.

San Fransisco'da şehir merkezinde Hotel Majestik diye tarihi bir butik otelde konakladık. Biraz eski olmasına rağmen mimarisi ve dekorasyonuyla güzel bir oteldi. İlk gün yol yorgunluğuyla akşam otele varır varmaz uyumuşuz. Ertesi sabah Alcatraz Adasına gitmek için erkenden kalktık. Otelimiz şehir merkezinde olduğundan arabayı hiç çıkarmadık. San Fransisco'nun meşhur yokuşlu inişli sokaklarından yürüye yürüye feribota bineceğimiz iskeleye ulaştık. Türkiyedeyken internet üzerinden Alcatraz Adası+Gün Batımı City Segway Tour bileti almıştık. (http://sanfrancisco.citysegwaytours.com/tours/san-francisco/alcatraz-island-sunset-segway-tour-combo/) Yine bir kuyruğa girerekten Alcatraz Adasına gitmek üzere feribota bindik. 

San Fransisco


Alcatraz Adası

Alcatraz Adası bir zamanlar federal hapishane olarak kullanılıyormuş. Hapishanenin içinde verdikleri kulaklıkları takıp tele-rehberin eşliğinde hapishanenin içini gezmeye başladık. Hayatımda gördüğüm ilk hapishaneydi, umarım sonuncusu olur :) 1 metrekarelik alanda yiyip, içip, yatıp, tuvaletini yapmak gerçekten çok korkunç.Problem çıkaran mahkumları koydukları tamamen karanlık koğuşun içerisinde 30 sn kalma deneyimi bile ürkütücüydü. Mahkumları çırılçıplak soyup bu koğuşa atıyorlarmış, yerler metal olduğu için çok soğuk oluyormuş ve de mahkumlar parmaklıklara tutunarak uyumaya çalışıyorlarmış :(




Alcatraz Adası San Fransisco'ya çok yakın, mahkumlar için karşılarında hareket ve hayat dolu bir şehir varken adada hapis kalmak ayrı bir işkence olduğundan kaçma teşebbüsleri yaşanmış. Ancak hapishane kaçılması en zor hapishane olarak kayıtlara geçmiş. Alcatraz'dan Kaçış filmlere konu olmuş. Hapishanenin içindeki bölümleri ve adayı turladıktan sonra feribota binerek San Fransisco'ya geri döndük. Yürüyerek şehri turladıktan sonra şehrin simgelerinden olan tramvaya binmeden gitmeyelim dedik ve de tramvayla segway turumuzun yapılacağı yere gittik.

Golden Gate Bridge



San Fransisco'da bizi en çok heyecanlandıran şey segway ile yapacağımız şehir turuydu. Turun başlayacağı yerde eğitmenimiz tarafından segwayi nasıl kullanacağımız hakkında kısa bir eğitim aldıktan sonra boş bir alanda kısa bir alıştırma yapıp şehir turumuza başladık. Segway ile San Fransisco turu müthiş keyifli bir deneyimdi. Turda Fisherman's Wharf, Golden Gate ve Bay Köprüleri, Alcatraz ve Treasure Adaları, The Financial District Binası, Coit Tower ve Telegraph Hill başta olmak üzere şehirde görülmesi gereken belli başlı yerleri gördük. Bir şehri gezmenin en iyi yollarından birinin segway turu olduğuna karar verdik. Yorulmadan bir sürü yeri gezebiliyorsunuz, üstelik segwayi kullanmak çok eğlenceli. Tabi şehir merkezinde trafiğin içinde gezdiğimizden şehrin ve insanların buna uyumlu olması lazım. İstanbul gibi doğru dürüst bisiklet yollarının olmadığı, düzensiz ve keşmekeş trafiğin olduğu, saygısız şoförlerin cirit attığı bir şehirde sağ salim bu turu yapabilmek bir hayli zor. Bundan sonraki seyahatlerimizde segway turu olan bir yere gideceksek kesinlikle bu turu yapma kararı aldık :)



Beklenenden uzun bir zamanda San Fransisco'ya ulaştığımızdan bu şehre malesef 1 gün ayırabildik. 1 gün gezmiş de olsak San Fransisco'yu sevdim. Havası serin, okyanusa kıyısı var, şehir düzenli, refah seviyesi yüksek, insanlar rahat. Ancak ev fiyatları çok pahalıymış burada. Pahalı ve güzel bir şehir San Fransisco. 

Akşam yorgun argın ancak keyifli bir halde otele döndük. Ertesi gün yola çıkacağımızdan hemen uyuduk.



Tatilimizin 6. gününde rotamız San Fransisco-Los Angeles arası koyları gezmekti. Sabah erken saatte arabamıza atlayıp San Fransisco'ya veda ettik. İki mühendis San Fransisco'ya kadar gider de Google ve Apple kampüslerine uğramadan döner mi? Asla :) Bu yüzden öncelikli rotamız Google kampüsü oldu. Hafta sonu olduğu için etraf çok sakindi. Her elektronik/bilgisayar mühendisinin gönlünde bir Google yatar :) Yemyeşil kocaman bir kampüs alanı ve çalışmak için mükemmel bir ortam.



Google'dan sonra rotayı Apple kampüsüne çevirdik. Benzer şekilde bir kampüsü var Apple'ın da. Ben her ne kadar Applecı olsam da Google'ın mekanını daha çok beğendim. Tabi binalara girme şansımız olmadı, sadece kampüsleri turlayıp yola devam ettik.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder