21 Ocak 2015 Çarşamba

Bundan sonra...


İnsan hayatı kısacık bir sürede ne kadar çabuk değişebiliyor. Çok büyük önem atfettiğin şeyler bir anda bomboş ve anlamsız gelebiliyor. Bunlar için mi yaşamışım diyorsun, bunları mı kafamda kurmuşum, bunlara mı çenemi yormuşum, bunlara mı üzülmüşüm, bunları mı dert edinmişim. Aslında ben hiç dert görmemişim, sıkıntı ne demek bilmemişim, insanın canı nasıl acır anlamamışım, çaresizliği hiç yaşamamışım, sabretmeyi hiç öğrenememişim. 

Artık sıkıntı nedir çok iyi biliyorum, canın nasıl acır hissedebiliyorum, çaresizliği yaşamak nedir, sabretmek ve beklemek nasıl bir imtihandır çok iyi anlıyorum. Yine de şükredebiliyorum, beterin beteri var, onu da biliyorum. Rabbime sığınıyorum, gayrisinin üzerini çizebiliyorum rahatlıkla.

Nefreti de öğrendim hem, hayatımda hiç bu kadar nefret edebileceğimi bilmezdim ben. Büyük insanlar nefret etmez, acırmış karşısındakine. Ben büyüyemedim daha acımıyorum, sadece nefret ediyorum, hem de öyle bir nefret ki anlatamam.

"Bundan sonra beni cennetin yokluğu değil, cehennemin yokluğu korkutur" demiş ya yazar, iyi ki ölüm var, iyi ki ahiret var, iyi ki hesap var, iyi ki cehennem var, iyi ki Allah var...